Kent Gazetesi köşe yazarı Kayhan kaymazın kaleminden Bursa'daki su skandalı.
Bursa’da su çeşmeden içilir mi?
Diyerek geldiler yanıma.
Kimler mi?
MHP Osmangazi Belediye meclis üyeleri Cemil Aydın ve Doktor Mehmet Hasanoğlu.
Şaşırmıştım!
“Ne diyorsunuz? Ben, eşim, kayınvalidem hep çeşmeden içiyoruz. Yetkililerde öyle demiyor mu? Bursa’da su çeşmeden içilir diyorlar, biz de içiyoruz.”
Doktor Mehmet Bey ve Cemil Bey üşenmemişler yerine gitmişler CD’ye kaydetmişler görüntüleri.
Verdiler CD’yi. Seyret bunu 35 dakika sonra yeniden konuşalım dediler.
‘Tamam’ dedim. Taktım bilgisayarıma başladım seyretmeye.
Seyrederken, bir yandan da Doktor Mehmet Bey tek tek anlatıyordu.
“Bakın; Bursa’nın içme suyunu karşılayan Nilüfer ve Doğancı barajları koruma havzasında kalan 19 köyün son 10 yılda oluşturulan kanalizasyon alt yapılarının bağlandığı foseptik çukurları BUSKİ tarafından yapılan ihale sonucunda periyodik aralıklarla vidanjör aracılığı ile boşaltılması gerekmektedir. Fakat foseptik kuyuları birileri tarafından patlatılarak, boşaltılmadığı için üstten taşarak veya direkt boru döşenmesi sonucu derelere ve oradan da koruma havzasında yer alan iki baraja ve Nilüfer Deresi’ne aktığını görüyorsunuz. Üç milyon Bursalının içme suyu ihtiyacını karşılayan su havzasının göz göre göre kirletilmesine göz yumanlar veya sebep olanların acilen ortaya çıkarılması gerekmektedir. 2009 yılından 2014 yılına kadar kanalizasyon alt yapısı yapılan köy sayılarının artmış olmasına rağmen BUSKİ tarafından yapılan ‘Nilüfer ve Doğancı Su Alma Havzasındaki Köylerdeki Atıksu Depolarının Vidanjörle Çekilmesi Hizmet Alımı İşi’ ihalesi incelendiğinde, 2009 ihale şartnamesinde 15 metre küp kapasiteli 4 vidanjör ve 270 günlük ihale sürecinde toplam 3 bin 720 sefer yapılması şartı ile ihaleye çıkıldığı, 2011 yılında yapılan 730 günlük ihale şartnamesi incelendiğinde ise 15 metre küp kapasiteli 2 vidanjör için ihale yapıldığı ve toplam sefer sayısının ihale şartnamesinde yer almadığı görülmektedir.”
İlginç değil mi dostlar?
Neler oluyor yaşamımızda.
İyi ki duyarlı insanlar var.
Ve…
Öğreniyoruz, nerelerde, nelerin döndüğünü!
Devam etti konuşmasına doktor…
“2013 yılında 500 günlük olarak yapılan ihale şartnamesi incelendiğinde ise sanki bu foseptik kuyularının boşaltılması işlemi BUSKİ tarafından bilinçli olarak yapılamaması için zemin hazırlar gibi 1 adet 10 metre küp kapasiteli vidanjör için ihaleye çıkıldığı görülmektedir. 2009 yılında 60 metre küp kapasiteli ihale şartnamesi, o günden günümüze altyapısı yapılan köy sayıları arttığı halde 2013 yılında 10 metre küp kapasiteli ihale şartnamesi ile karşı karşıyayız. Sonuç olarak kirlenen bir su havzası, içinde tüm kimyasal ve atıkları barındıran derelerle beslenen barajlar, işini yapmamak için direnen bir yönetim anlayışı ve insan sağlığının hiçe sayılması ile karşı karşıya kaldığımız trajikomik bir tablodur bu.”
Açıkçası dostlar…
Seyrederken gözlerim açıldı, ürperdim.
Mehmet ve Cemil Beyler konuşurken de ağzım açık kaldı.
“Ne yani; bunca zaman insan, hayvan pislikleri ve doğadaki tüm kirlilikleri içtik mi?”
Soracaktım ki ağzımdan aldılar…
“Milliyetçi Hareket Partisi Osmangazi Belediye Meclis Grubu olarak da hemşerilerimiz adına soruyoruz. Foseptik kuyularını kim patlatıyor? Patlatılan kuyulardan derelere akışı sağlayan boruları kimler döşedi? Yolu dahi olmayan bölgelere kuyuları kim yaptı? (Mürseller ve Uluçam köyleri) BUSKİ ihale şartnameleri ile tespit olunan şekliyle su havzasının kirlenmesi aşamasında olayın neresinde? Bu olay sadece bir işgüzarın işi değil de bilinçli mi yapılıyor? Çünkü 19 köyün tamamında tablo aynı. Köylerde iddia edildiği gibi vidanjör firması hizmet vermediği halde köy muhtarlarına işlem yapılmıştır gibi imza alarak haksız bir kazanç mı sağlanmakta? BUSKİ ve dolayısı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Doburca Tesisleri’nde arıtma işlemi yaparak bu işten sıyrıla bileceğini mi sanmakta? Çünkü arıtma işleminden önce adı üstünde ‘su koruma havzası’ o bölgenin kirlenmesini önlemekle mükellef. Doğancı Barajı öncesinde akan Nilüfer Deresinin içler acısı hali ve barındırdığı çöp yığınlarında, o çöpü oraya atan vatandaşın suçunun olduğu kadar, bütün şehir yasası ile mahalleye dönüştürülen köylerde çöp toplama işinin düzgün yapılmaması ile ilgili belediyeler de suçlu değil mi? Yıllardır yürütülen kampanya ve oluşturulan kamu spotlarına göre madem ‘Bursa’da su çeşmeden içilir’ BUSKİ, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve diğer ek hizmet binalarında her kattaki su sebillerini kim nasıl açıklayacak?”
Doğru.
Gerçekten yetkililerin ısrarına göre Bursa’da su çeşmeden içilirse; neden hemen hemen tüm resmi kurumlarda su sebilleri var?
Sağlık Bakanı Sayın Mehmet Müezzinoğlu da, Bursa’da.
7 Haziran’dan itibaren Bursa milletvekili olarak bir kez daha kırmızı koltuklara oturacak.
Şu anda bütün yetkiler elinde.
Ve konu Bursalıların sağlığını yakından ilgilendiriyor.
Nedir bu olay Sayın Bakan?
Meslektaşınız Doktor Mehmet Hasanoğlu ve Osmangazi Belediye Meclis Üyesi MHP Grup Sözcüsü Cemil Aydın’ın bu araştırmalarına nasıl bakıyorsunuz?
Sorulara kim yanıt verecek?
Sağlıklı kent Bursa.
Bursa’da su çeşmeden içilir sözleri havada uçuyor mu?
Bursalılar yanıt bekliyor Sayın Müezzinoğlu.