Şimdi bu paranoyayı yaratanlara sormak isterim, Milliyetçi Hareket Partisi neden baraj altında kalacak?
- MHP hangi yolsuzluğu ve hırsızlığı yapmış veya yaptırmış?
- Millete karşı hangi ihaneti gerçekleştirmiş veya milleti 36 etnik kimliğe mi bölmeye kalkmış?
- İmralı canisi ile pazarlığa mı oturmuş?
- Hangi yalanı söylemiş ki, baraj problemi olsun?
- Milletin 1000 yıllık kardeşliğini, hakkını-hukukunu savunduğu ve birliğini-bütünlüğünü koruduğu için mi millet iradesi tarafından cezalandırılacakmış?
Bu yüzdendir ki Milliyetçi Hareket Partisi 42 yıllık şanlı mazisi ve birikimleri ile bu günlere gelmiş, her zamanki gibi milli ve dik duruşu millet iradesi tarafından takdir edilerek her geçen gün büyümesi de bunun ispatıdır.
Bu gün PKK’nın taşeronluğunu yapan BDP’nin kuyruğuna takılarak siyaset ve ülkeyi bölme noktasına getirecek projeler üretme safhasındaki hem AKP, hem de CHP’de umduğunu bulamayan bir çok seçmen Milliyetçi Hareket Partisine yönelmiş durumdadır. 12 Haziran seçimlerinin ezber bozacak olmasının altında yatan ana unsur buradan kaynaklanmakta ve bunun yanında Milliyetçi Hareket Partisinin ortaya koyduğu hedefler ve seçim stratejileri de özgüven yaratmaktadır.
Bu Türkiye gerçeklerinin somut yansımalarını bizler Milliyetçi Hareket Partisi Osmangazi İlçe Teşkilatı kadroları Şubat 2011 itibari ile başlattığımız seçim çalışmalarımızda, Milletvekili aday adayları ile gittiğimiz her mahalledeki ve her bölge insanından aldığımız geri dönüşler ile tespit etmekteyiz. İnsanların gözündeki ışık Milliyetçi Hareket Partisinin Tek Başına İktidarının habercisidir.
Bu gerçeği yaptırdığı ama kamuoyuna duyurmadığı anketler ile iyi bilen ve AKP’nin tek başına iktidar görevinin sona ereceğinin farkında olan Recep Tayip Erdoğan da kürsüye çıkıp "Tek başına iktidar olamazsam giderim." yerine "AKP birinci parti olamazsa giderim." demeye başlamıştır
Bu paranoyanın altında yatan gerçek ise AKP kadrolarının kendi çıkarları için oluşturdukları faşizan yönetimlerinin karşısında durabilecek ve kendilerinden bu yaptıklarının hesabının son kuruşuna kadar sorabilecek tek gücün Milliyetçi Hareket Partisi kadrolarının ve Tek Başına İktidarının olduğunu çok iyi bildikleri içindir. Sırf kendilerinden hesap sorulmasının önüne geçmek için yaratmaya çalıştıkları bu gerçek dışı senaryolara ise yüce Türk Milleti 12 Haziran günü son sözünü sandık başında söyleyerek gerekli cevabı vereceğinden benim en ufak bir şüphem yok, sizlerin de olmasın.
Son söz olarak söyleye bileceğim 12 Haziran seçimlerine yönelik AKP’nin tek derdi ve stratejisi kendini kurtarmaya yöneliktir.
Milliyetçi Hareket Partisi kadrolarının ve ülkücülerin stratejisi ise bu günden başlayarak şanlı iktidar yürüyüşü ile “2023’te lider ülke TÜRKİYE” hedefi yanında, Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ’nin deyimi ile de "AKP'den fitil fitil hesap sormak." olacaktır.
